6 Aralık 2011 Salı

all frozen al twight

http://www.youtube.com/watch?v=DrEIyLxHSdk

ne kadar uzağa gidersen git bütün anıların donmuş bir alacakaranlık mavisinde-ya da siyahında- peşinden geliyor ya.. hani böyle ne kadar kaçarsan kaç unutmak istediğin anlar sırtına yapışıp kalıyor ya. kırıkların bile hayaldenken gidemiyorsun işte. saplanıp kalmak, hatta basit bir memur hayatıyla mutlu olabilmek varken gitmek arzusu, üstelik kaçamayacağın yegane düşmanın kendin olduğunu bile bile... neden?

neden bu gitmek arzusu? hem nereye gidebilir ki? neresi bir son olabilir benim için?

işte bu soruların cevapsızlığı arttırıyor o arzuyu. aynı sebepten dolayı yol yorgunluğuna sığınıyorum yıldızsız ve uykusuz gecelerin şafakla buluştuğu noktada. gözlerimi kapamak ne kadar kolay aslında. bir de; bi ara fotograf çekmeyi öğrensem iyi olacak sanırım. ihtiyacım olacak zira. bir şekilde bu günleri belgelemeliyim. can sıkıntısından dahi fotograf çekemiyorum aslında. bilmiyorum. aslında biliyorum; fotograf dedikleri şeyi yaratmanın deklanşöre basmaktan ibaret olmadığını.

her ışık hüzmesinin bir ruh taşıdığına inanıyorum ben. bazen bu ışık dediğimiz kayıp ruhlara dokunuyor atmosferde. bu bazen unutulmuş bir şehrin açıklarında bir göl kıyısı olabiliyor. bazen bazen demeye kalmadan yaşadığın cehennemim dediğin odanın içinde-tercihen perdesiz ve çatılara bakan- sigara dumanına sarılıyor ve kayıp bir başka ruh daha neredeyse beden buluyor. aslında sadece gölge. bir bakıyorsun bir şelalenin dökldüğü noktada, bir bakıyorsun bir hıdırellez ateşinin ardında, ya da güneydoğunun her hangi bir toprak yolunda, umutlar yüklenmiş bir otobüsün ardında. toz toprak buhar duman. bunları sever ruhlar. ışık bazen neredeyse beden verir onlara bütün mistikliğiyle. bazen beyazdır bazen gökkuşağından bir parça.


benim acilen fotograf çekmeyi öğrenmem gerek. belgelenmesi gereken ruhlar var yollarımda.

"i see dead people."

"i heard voices, struggling breathing e.t.c."





bir şekilde bu amına koyduğum hayatında bir şekilde işte, bunları belgelemem gerek. kaçıyorum madem, bi manası olsun değil bu. öylesine. vallaa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder