4 Eylül 2011 Pazar

nickel mavisi devam

 http://www.youtube.com/watch?v=r6V5DXk6TbA


devam edebilmeli insan. inandığım bir kaç şeyden biri artık bu. aslında uzun süredir böyle fakat, bazen farkındalık zaman alabiliyor. farkındalıkların dibine vurma sonucunda, evet keşfettim; hep elimin altında olan şeyi keşfettim belki ama oldu işte. insan devam edebilmeli.

mesela yarın uyandığında, yataktan çıkmak için bir sebebi olmalı bir insanın. ya da bir kedisi olmalı. illa ki olmalı ve kedisini beslemeli, temizlemeli, arada bir hava aldırmalı.

sevgilisi olmalı. sonra onunla evlenmeli. çocuk yapmalılar. eğer takım taklavak yetersizse evlatlık durumlarına gidilmeli ve çocuğu olmalı bir insanın, sırf neslini devam ettirebilmesi için.

çalıştığı yerde başarılı olmalı, örnek olmalı herkese. şefine amirine ya da müdürüne her neyineyse ona bile örnek olmalı, gerek çalışma disipliniyle, gerek davranışlarıyla, hatta duruşuyla bile..

emekli olduğunda durmamalı insan, üretmeye devam etmeli. belki bi'kaç dönüm arazi alıp meyvelerini dahi göremeyeceği, göremeden ölebileceği ağaçlar dikmeli. nihayet azrail geldiğinde gülümseyebilmeli..



ne için?


işte kimisi bazen bu soruyu cevaplayamıyor. yollarda geçen hayatlar, ara sokakların duvarlarına yapışık halde geçen ömürler, çoğu kan ve ter ile. bitiyor. bitti sanılan yeniden başlıyor ama eğer bir soru kemirmeye başlamışsa zihni batış başlıyor.

ne için?

götün yiyorsa cevapla.

kimisi cevaplamamayı seçiyor fakat cevaplayamamak değil.

"choose not the choose the life."

sonrasında tom reyiz diyor;

"when your mama dead and gone,
i'll sing this lullaby just for you."


yollarda geçen ömürlerin, hüzünlü ve dibine kadar farkındalıkla dolu, bir tutam tütün tadında, biraz ter kokan ve nasırlı ama gülümseyebilen şarkısıdır. candır can.

hayalden hayale koşmak yersiz, hayallerinin peşinde koşmazsan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder