insanları.
hiç birini sevmemek, ve her birinden teker teker nefret etmek.
sürmenaj kıyılarına demirleyen gemimize bir kez defa aborda olan kabus kuvvetleri tarafından köşeye sıkıştırıldık. uyku kabusa eşdeğer ve manasız, uykusuzluksa kesinlikle sürmenaj.
araya kalıp sıkışmak ve dibine kadar sevmek. tüm gerçeklikleri kuşatmak adına yapılan bir savaşta, bir kolunu kaybetmene rağmen devam etme çabaları takdire şayan elbette. ama neden siktir etmek.
nasılsa kimse okumuyor. yazmamak olmaz. ama okumuyor. ama yazmak iyidir.
bir ve daha fazla sıkrapii adına konuşuyor aciz bedenim ve parmaklarımın düzenli darbeleriyle ekranda çıkan eciş bücüş şekiller beynimi dağlamaya ramak kala uzaklardan bir tren düdüğü duyuluyor malum, cehennemim dediğim mabedinde. fakat, fakatlarla yaşamaya gelmedim ki ben bu dünyaya ve tek derdim devam edebilmekken etrafımdaki insanların sapır sapır döküldüğünü görmek.. bir mastercard değil. sadece hüzün. daha fazla hüzün.
bir sinema gibi. içeride başka başka filmler oynuyor, dışarıda personel en gerçek olan hayat filmini oynatıyor. şerefsiz partonlar maaşları yatırmıyor, bodrum kıyılarında 30 küsur metrelik yatında viskisini yudumluyor ve en gerçek olanı göz ardı ediyor. gerçek göz ardı ediliyor.
sevmenin ne denli güçlü olabileceği dahi, bu gerçek dahi göz ardı edilebiliyor ve "there is a way out"
bir çıkış yolu vardır her zaman. ama go slowly.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder