7 Şubat 2012 Salı
esaretin bedenlerden, pamuk tarlalarını ıslatan terden buharlaşıp, kurumuş dudaklardan dökülen hali kesinlikle bu. beyaz adamlar hükmediyor, çok sıska ya da çok şişko beyaz adam güç simgesi winchester tüfeğiyle at üstünde, şeytanın müziği olan beyaz giysili siyah adamların müziğine katlandığı için maaş alıyordu. bu yolla kazandığı parayla ailesine bakıyordu. fakat ne siyah adam ne de beyaz adam bunun bir kaç on yıl sonra parlak sahnelerde söylenecek blues olduğunu bilmiyordu. tıpkı yıllar sonra rock müziğe aynı şekilde yaklaşacaklardı. "şeytanın müziği"
aslında tam olarak siyah değil. beyaz ve renkli olarak ayrılıyordu insanlar o dönemlerde. halka açık musluklarda tuvaletler ve toplu taşıma alanlarında da açık bir şekilde belirtiliyordu zaten, white ile colored farkı.
on yıllar geçti, blues beden buldu. ray charles oldu. bir kaç on yıl sonra da blues fanatikleri şeytan olarak nitelendirilmiş müziğin savunucuları bu sefer rock için aynı muameleyi yapacaklardı.
tuhaf aslında. onlar sadece şarkılarını mırıldandılar. mississipi'de ya da teksas'ta dört kişinin aynı ağaca balta sallaması gibi işlerde ise ritm tutmak hayati bir önem kazanmıştı. o şarkıyı söylemezse ya da ritmi kaçırırsa en iyi ihtimalle kendi ayağını, bir diğer ihtimalle de yanında ter döken arkadaşının ayağını asgari 15 kiloluk bir baltayla biçmesi oldukça olağandı.
hayır mesele bu adamların söyledikleri şarkıların evrilip blues olması, ondan sonra rock'n roll kültürünün doğması ve ona paralel gibi hareket ediyor olarak gözükse de pop'un parlaması ve ardından siyah adamın son bombası olan hip hop'ın doğması... ilginç olan bir yerlerde sürekli birileri bir şeyler mırıldandılar. bu hapishane kalkınma fonu tarafından kiralanan bir pamuk tarlası da olabilir ya da beşinci sınıfın da altı bir bar olabilir. "detroit 313"te herhangi bir sokak arası ya da izbe bir depo da olabilir. birileri böyle yerlerde bir şeyler mırıldandı ve o şey bir şekilde pazarlandı. önce şeytan dedi insan tanımadığı şeye. tıpkı ülkemiz seksenlerinde her şeye anarşi ya da terörizm dendiği gibi, ardından benimsendi.
bunun pazarlamasını yapan adamları gerçekten merak ediyorum. onu da geçtim, ritmleri "ben afrika'yım" diyen bir "şey"i beyaz adama nasıl sevdiriyor. ilginç. oldukça ilginç.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder