22 Kasım 2011 Salı

kasım'ın sonuna doğru, daha yolun başında

öyle tanıdım seni. nasıl oldu anlamadan. bir de uzaktan.

türkülerdi ya da etnik dedikleri müzikti bazen buluştuğumuz nokta. bazı bazı da edebiyat oldu. sikko bir sözlükte soğuk bir mekanı ancak bu kadar iyi ısıtabilirdik arkadaşlığımızla. evet, arkadaşlar iyidir. gerçek bu. bir de, net.

sadece bir kere görüşmemize rağmen, bu denli iyi organize olabilirdik, kısacık bir kaç saatte ancak bu kadar eğlenebilirdik. bir de elbet, yorulmalarımız. göz göze geldiğimiz ânın ardından.. iyiydi. iyi de olacak. bir kasım sonuydu yirmi küsur yıl öncesinde. gene öyle. hala yolun başı olması ironik, biliyorum. yollar kesişir. belki bir süre parelel gider. hatta bir hintli gezginden dinlenilen masal diyarına bile çıkabilir yollar. kim bilir?

buradan, sıfır noktası diye tabir ettiğim, senin de az çok aşina olduğun bu şehirden, doğu halklarının unutulmuş ezgilerini, bir mektubu postaneye götürmeden önceki o malum heyecanı, biraz sigara dumanı, eski kitap kokusu, sultan çayı renginde bir masal diyarının hayallerini ve demli çay kıvamında doğuya uzanan bir coğrafyanın yollarını gönderiyorum.

yolun neresinde olursan ol, hala yolun başı. yeryüzündeki en uzak mesafe de kendin. iyi ki doğdun. iyi ki yaşıyoruz hala.

deliriş ortağım, seviliyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder