bir değişiklik için kolunu dahi kesebilecek durumdaydı ama adam her zamanki klozete işedi. yüzünü hep yaptığı gibi yıkamadı ve kuyruk sokumunu kaşıya kaşıya gitti mutfağa. ne zamandan kaldığı belli olmayan kemikleşmiş mandalinanın bir dilimini ağzına attı ve buruşuk bir suratla bekledi, mandalinamsı nesnenin yemek borusundan aşağı kaymasını. susuyordu. bir de şarkı vardı ama milyonlarca defa dinlemesine rağmen hatırlayamadı şarkıyı. perdeler hala kapalıydı. piyanist filmindeki schpilmann gibi yumrular vermiş patatesi izledi.
kapıya dayanarak amuda kalktı. gece oldu o tekrar ayaklarının üstüne doğrulana kadar. sokak lambaları yanmıyor gene. şehir sessiz gene. insanlar geceye vurmuş kendini, herkes kendi bataklığında ölürken yavaş yavaş, adam köstekli saatinin her saniye darbesinde bir defa daha ölüyordu ve bir sonrakinde tekrar doğup, sonraki saniyeye kalmadan tekrar ölüyordu. sonra tekrar doğuyordu. üstelik, uzun zamandır okumuyordu. birikmiş faturalar zorladı zihnini. konuşmayı denedi. olmadı. en son 6 ay önce sokakta bi' adamdan ateş istemişti. o kadar. televizyonu yoktu.
sadece jim morrison nam bi adam kızılderilileri kovalıyordu zihninde.
değişiklik dedi. buraya uğramadı dedi. 6 aydır masada duran bıçağa, tabancaya ve ipe tekrar baktı adam. her birine baka baka 6 ay geçirdi adam. sıkılmadı bile. üstelik 26 defa sigarayı bıraktı. 259 defa mastürbasyon yaptı. sayamadığı kadar küfür etti. ama adam 6 ay boyunca hiç sıkılmadı.
yarım saat daha izledi adam. izlemeyi bıraktığını farketti. 6 aydır ilk defa gözü dalmıştı. tren sesiyle irkildi. bir mızıkanın blues melodilerini duyarcasına.. dışarı çıktı ve gün batımını raylarda takip ettii..... yürüdü, yürüdü, yürüdü.
alarm sesi!
gözlerini açtı.
06:45
küfür etti. terlemiş. küfür etti. duş aldı. küfür etti. kahvaltı denilen mısır gevreğini kemirdi sütsüz. küfür etti. giyindi. küfür etti. işe gitti.
"lanet olası gündüz insanlığı"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder